Ana Sayfa Gündem EKONOMİDEKİ BÜYÜK ÇIKMAZ

EKONOMİDEKİ BÜYÜK ÇIKMAZ

309
0

Nazım Ölmez’in kaleminden

Türk ekonomisi bir karar eşiğinde. Merkez Bankası Başkanının ve Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek’in yurt dışındaki girişimlerini merkezi yönetim yani cumhurbaşkanı ne kadar daha desteklemeye devam edecek ? Asıl soru bu.

 Şu an sürdürülen ekonomi politikası bir iki defa daha faiz arttırımına gidilip sonra belirli bir süre faizlerin sabit bırakılacğının mesajı verilmesi üzerine kurulu. Yerel seçim sonuçları ise bu politikayı şekillendirecek en önemli etmen.

 Peki Türkiyede sürekli büyüme ile övünen, büyüme rakamlarını ballandıra ballandıra anlatan iktidarlar büyümeden nasıl vazgeçecek sorusu geliyor akıllara. Faizler yüksek seviyelerde tutulduğu sürece kredi faizleri düşmeyecek. Kredi faizleri düşmediği için insanlarımız borçlanarak otomobil ve ev almaktan uzak duracaklar.

 Şu anki ekonomi yönetimi bu politikasını izlemese ne olurdu diye düşündüğümüzde ise karşımıza daha yüksek bir enflasyon ve tutulamayan bir döviz kuru karşımıza çıkıyor. Yani faizler yükseltilmeseydi veya olası bir faiz indirimi durumunda bir dolarizasyon ile karşı karşıya kalacağız.

Doların yükselmesi tüm maliyet girdilerini arttırdığı için döviz bazlı bir enflasyon ile karşı karşıya kalmamız kaçınılmaz. Bu enflasyonun sonucunda maaşlara yapılan zamlar da işletmelerin maliyet girdilerini arttıracağı için direk olarak aldığımız her ürünü bu zamlı maaşların ağır faturası bizlere  yansımaya  devam edecek.

 Türk lirasının, türk borsasının ve tl tahvillerinin çekici hale gelmesi için faiz arttırımları tek başına yeterli değil. Yabancı dış yatırımcı her zaman daha fazlasını ister. Önce garanti ister. Faizlerin bu seviyelerde yıl sonuna kadar kalmasını ister, hukuki güvence ister ve en önemlisi siyasette tutarlı bir yönetim ister.

Yani bir kararname ile değişen merkez bankası başkanı veya sosyal medyadan görevi bıraktığını açıklayan ekonomi bakanı istemez.

 Peki tüm bunları yaptığımızda enflasyonu dizginleyebilir miyiz ? Bunun cevabını bize ekonomiden sorumluların anlatması gerekiyor. İstihdamın sağlanması ve üretimin aralıksız devam etmesi için gereken şirketlerin ucuz finansman kredi ihtiyacı nasıl karşılanacak. İşte en büyük çıkmaz bu.

 Düşük faizli kredi bulamayan hiç bir iş insanı ek yatırım yapmaz işini büyütmeye gitmez. Hatta mevcut iş yapanlar da bu finansman kredilerini alamayacağı için maliyet düşürme yoluna gider. Buna da işçı çıkarma ile devam eder. Hem işsizlik artar hem de büyüme yavaşlar.

 Cumhurbaşkanının bir karar vermesi gerekiyor. Acı reçete olarak önümüzde duran yüksek faiz sürecinin enflasyonu dizginlemek için ısrarla devam ettirmek mi yoksa düşük faiz yüksek kur sarmalına ülkeyi sürüklemeye mi karar verecek. Enflasyonun kademeli olarak azalmasını sağlayabildiğimiz takdirde faizleri de orantılı bir şekilde indirmek gerekiyor. Yabancı yatırımcı ve yerleşikleri yeniden tl den uzaklaştırmak doları yeniden zirvelere çıkarır.

Çok ama çok hassas kararlar alınırken aklı başında davranmak ve sabırlı olmak en önemlisi. Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası başkanına ve politikalarına sabretmek gerekiyor. Halk sabreder sabretmesine de ya Cumhurbaşkanımız.? İşte bunun cevabını ise kimse bilmiyor. Cumhurbaşkanının bunu bizzat açıklayarak hem bizleri hem de ekonomi çevrelerini rahatlatması gerekiyor. Güven ortamı tesis edilmez ise enflasyon kısmi olarak inse bile yeniden yükselmesi çok zor olmayacaktır.

  Zaten enflasyon ile yaşamaya alıştık. Artık enflasyon ailemizden biri hatta sofralarımızın baş misafiri de diyebiliriz…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz